bu yıl 2011'i kapatan bir yazı yazmadım, 2012'ye herhangi bir hazırlık yapmadım. şirkette de yapmadık. hesap devirleri ve yeni yıl için iş planları haricinde (ha, bir de takvim var tabii, gecikmem nedeniyle hala baskıda) pek fark edemedim ben yeni yılı. hoş ben 2011'den de bir halt anlamamıştım. mikro seviyede, tatil yapmamış olmamdan olsa gerek, yaz geldi mi geçti mi onu dahi fark etmemiştim. makro seviyede ise yüce adalet sistemimizi ve ehil hükümetin demeçleri ile devlet icraatlarını izlemekten haşat oldum yıl boyunca. beyin kalmadı, süngere döndü, aptal gibiyim.
nitekim yıl döndü ama ne oldu? bir halt olmadı. o nedenle ben de artık eskisi gibi yazmıyorum. ama bugün için kısa bir özeti şuraya atalım da bulunsun.
bkz. bugün neler oldu:
ahmet şık ve nedim şener (tabii ki) tahliye edilMEdi. ben bir romantik saf olarak hani belki acaba olur mu ya yahu gibisinden düşüncelerde heyecanla çağlayan'dan gelecek haberi bekliyordum tivitör'de (bkz heşteg #tahliyeistiyoruz)
velhasılıkelam, tahliye çıkmadı. tahliye çıkmadı ama gemi artık iyice azıya almış olanlar mahkemenin kararı açıklamasından 20 dakika kadar önce samanyolu tv'de kararı açıklayıverdiler:
yazılacak ne kadar ne var bilemem bu konuda. yazsam ne olur onu da bilemem. ne kadar safım ne kadar neyim ya da ne değilim onu da bilemem. o zaman bir şarkı dinleyelim gitsin, değil mi? peki.
göz yummayın! bakın anacım benim çoluğum çocuğum yok, başkalarının çocuklarının hayatları daha güzel olsun diye yırtınıyorum kendi çapımda, elimden geldiğince.
son olarak, henüz okumamış olanlar için ahmet şık'ın savunmasının tam metni tam da ŞURAYA tıklanarak okunabilir. bir noktada şunu demiş şık:
Her kim olursa olsun bu düşünceyi dile getiren ve destekleyenlerin yaptığı haddini bilmezlik değilse nedir? Sorunun yanıtını bu totaliter zihniyetin savunucuları versin. Ancak benim ve benim gibi düşünenlerin bu baskıcı zihniyete karşı bugüne kadar verdiği ve bundan sonra da söylemekten geri durmayacağı yanıt bellidir: “Yansak da dokunacağız".

0 laf yetiştiren:
Yorum Gönder