21 Kasım 2011 Pazartesi

van'ın yalnız olmadığını göstermek için imzanı verdin mi?

kısa bir yazı olacak sanırım bu. ufak bir not düşmek için bir yerlere.

sigara içmiyorum evin içinde. balkona çıkıyorum canım sigara içmek isterse. kışın daha az sigara içiyorum, yazın sıcağında da aynı şekilde az içiyorum normalden.

biraz önce balkona çıktım, ayağımda kalın çoraplarım ve terliklerim, üzerimde kalın hırkam ve de eşofman altımla. bildiğin kışlık ev hali işte. üşüdüm. sonra da utandım üşümüş olmaktan. aklıma türlü türlü eksi dereceler, kar yağışı, "şanslı" olanların yazlık çadırlarda ve birçoklarının da muşamba altında ya da açıkta olduğu gerçeği geldi. sigara da tat vermedi zaten, içeri girdim. ev sıcak. utandım iki dakika dışarıda barınamayıp da evin sıcağına sığınmaktan.

sonra da bunlardan utanıyor olmak utandırdı beni başkaları adına. adına devlet dediğimiz ve bir baba şefkati ile bizi sarmaladığı söylenen "şey" adına utandım bu sefer de. baba şefkati demişken, bizde babalar hoyrattır aslında ve bilmezler çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiğini. severken öldürürler. genelleme tabii bu, başka bir kafada ve başka bir zamanda bunu da irdeleriz belki.

şimdi konumuz benim balkonda iki dakika ve istanbul havasında dayanamadığım soğuğun kat kat fazlasına dayanmaya çalışan, dayanamayıp da ölüp giden yavrular. soğuktan donarak, yetersiz beslenme nedeniyle zafiyet geçirerek ölenler. ve de ayakları çıplak selami: çorabı varmış bir çift, sobada kurutmak istemişler, yanmış çorapları. şimdi çıplak ayakları.

ajitasyon niyetim yoktu yazmaya başlarken. bir soğuk hava gerçeğini yazıp gidecektim ve hatta azalttım dahi hissettiklerimin şiddetini. ama bundan iyisi olmadı.

asla olmuyor zaten.


van gündemden düşmemeli. saçmasapan gündemler içerisinde kaybolup giderken biz (ki ülke geleceği ve toplumsal hayatımız için hepsi de maalesef ayrı ayrı önemli) oradaki canlar unutulmamalı.

aklıma gelmişken, imzanızı verdiniz mi? http://www.yalnizdegilsinvan.org/ sitesine tıklayın da bakın derim, şöyle başlıyor ve sitede devam ediyor:

Van'da gitgide ağırlaşan kış ve afet koşulları nedeniyle yeni can kayıpları yaşanması riski söz konusu. Bu riskin en aza indirilebilmesi, başta hükümet yetkilileri olmak üzere, ilgili tüm kişi ve kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi, depremzedelerle dayanışmanın devam etmesi ve yürütülen faaliyetlerin takibiyle mümkün olabilir. Çalışmaların sistemli bir biçimde sürdürülebilmesinin takibi için aşağıdaki mektubu ilgili makamlara göndermenin önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz.

1 laf yetiştiren:

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Senin balkondaki halini aynen geçen akşam ben de yaşadım. "İki dakika dayanamadın soğuğa utan" dedim kendi kendime. Ben bu ülkede kendi rahat ve huzurunda utanan insanlar arttığı zaman güzel şeyler olduğuna inananlardanım.

***JCW OST***